PSİKOLOJİ YAZILARI

PSİKOLOJİ YAZILARI
Geri
28/08/2015
Çocuğun Gözünden… “Okulda beni neler bekliyor?”
Uzm. Psk. Didem EVRE

Okula başlamak çocuğun hayatını etkileyen önemli yaşam olaylarından biridir. Dolayısıyla çocuğun okul için öncelikle duygusal motivasyonu önemlidir. Yaz boyunca okul ve derslerden uzak kalan, günlerini oyunla ve dinlenerek geçiren öğrencilerin bu 3 aylık dinlence ve eğlencenin ardından kuralların hakim olduğu bir sisteme dahil olması yani okula başlaması elbette ki onları etkilemektedir. Özellikle okul maratonuna geçiş dönemi olan ağustos ayının son haftaları ve eylül ayının başında tatilin sonunun geldiğinin farkına varan öğrenciler ve aileleri için bu durum daha da güç olabilir. Çünkü çocuklar okulla birlikte artan etkinlik ve baskılara uyum sağlamakta zorluk yaşayabilirler. Bu başlangıç dönemini sorunsuz şekilde atlatabilmek için önemli olan anne-babaların çocuklarına destek olmasıdır.
 
Çocuklar da yetişkinler gibi yaşamlarında ne zaman ve nasıl bir değişiklik olacağını anlarlar ve bu yüzden de kaygı ve stres yaşarlar. 3 aylık uzun bir dinlenmenin ardından okula tekrar başlayacak olduğunu bilmek çocuk için aynı zamanda bazı sıkıntıların yaşanabileceği bir süreçtir. Okul stresi yaşayan çocuklar karın ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetler yaşayabilirler. Bu fiziksel rahatsızlıkların psikolojik kökenli olup olmadığını değerlendirmek önemlidir. Çünkü çoğu çocuk okula gitme stresinin üzerinde yarattığı baskıyla psikosomatik rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabiliyor. Dolayısıyla öncelikle çocuklarda bitmeyen baş ve karın ağrısı ve mide bulantısı, kusma gibi belirtilere rastlanıyorsa öncelikle mutlaka bir doktora gidilmeli ve sorunun neden kaynaklandığı teşhis edilmelidir. Sorun psikolojik kökenli ise bu durumun okul fobisi, yetişkinlikte sosyal fobi ve panik atak gibi bazı psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlıklara dönüşebileceği unutulmamalı ve aileler okul stresi yaşayan çocuklarını psikolog ve psikiyatriste götürmekten çekinmemelidirler.
 
Bunun yanı sıra yeni bir okula geçmiş olma, eski okulundaki arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrılma, derslerin yoğun oluşu gibi nedenler de okul stresini besleyen ve geliştiren faktörlerdir. Özellikle girdiği yeni ortama adaptasyonda sorun yaşayan çocuklarda üzüntülerini dışa vuramamaktan kaynaklanan saç dökülmesi, sivilce oluşumu gibi belirtilere de rastlamak mümkündür. Böyle bir durumdan ailenin farkında olması ve çocuğun yeni okuluna uyumu için, çocuğa sabırlı yaklaşması, çocukla konuşması önemlidir. Eğer çocuk sınav kaygısı, yeni arkadaşlarının kendisiyle alay etmesi gibi konulardan söz ediyorsa öğretmen ve rehberlik birimiyle konuşarak sorunu çözebilmek için birlikte uygun bir plan oluşturulmalıdır.
 
Okul stresini aşmak için çocuklara ailenin destek olması önemlidir. Çocukların davranışlarından ve hareketlerinden stres ve kaygı yaşadıkları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ailenin çocuktaki kaygının boyutunu anlayabilmesi önemlidir. Anne ve babalar çocuklarındaki duygusal ve psikolojik değişikliklerle ilgili uzmanlardan yardım alabilirler. Bu sayede kaygının çocuğun yaşına uygun olup olmadığı değerlendirilir.  Okul başlamadan önce var olan sorunu saptayarak çözüm aramak çocuğunuza da yarar sağlar.
 
Okul stresi aşmak için yapılacaklar şu şekilde sıralanabilir;

  • Okul başlamadan birkaç hafta öncesinden okulla ilgili eksikleri tamamlamak için çocuğunuzla birlikte alışverişe çıkmak,
  • Değişecek olan uyku ve yemek saatleri düzenini bir hafta öncesinden düzene sokmak, televizyon izleme yerine okula adaptasyonu kolaylaştıran kitap okuma, boyama, yap-boz yapma gibi etkinliklerle vakit geçirmesi için çocuğunuzu desteklemek,
  • Birlikte okulu ziyaret edip çocuğunuzun gideceği ortamı ona göstermek, mümkünse öğretmeni ve birkaç sınıf arkadaşıyla onu tanıştırmak çocuğunuzun okul sürecine alışmasını kolaylaştıracaktır.

 
Okul başlamadan tüm bunları belirlemek çocuk için belirsizliğin yarattığı kaygıyı ortadan kaldıracaktır. Ancak okul açıldıktan sonra da çocuğun stresi hala devam ediyorsa anne-babaların ilk haftalarda aşırı tepki vermekten kaçınmalarında fayda vardır. Yeni bir okula geçen ya da okula yeni başlayan çocuklar ayrılık endişesi, çekingenlik yaşayabilirler. Eğitimciler bu durumun üstesinden gelebilecek deneyime sahiptirler. Onu bıraktıktan sonra okulda fazla oyalanmadan, çocuğa okulda güzel bir gün geçireceğini dile getirip okul bitiminde onu gelip alacağınızı söylemek ve bunu yaparken de sakin ve olumlu davranmak önemlidir. Bunun yanı sıra akademik veya sosyal konularda güçlük yaşayan veya arkadaşları tarafından alay edilen, zorbalıkla karşılaşan öğrenciler de okula dönmeyi istemezler. Bu konuda da aile okul yönetimiyle ve öğretmeniyle konuşmalı ve herhangi bir problem olduğu takdirde öğretmeninden yardım alması ve başa çıkma stratejileri geliştirmesi konusunda çocuk desteklenmelidir.