PSİKOLOJİ YAZILARI

PSİKOLOJİ YAZILARI
Geri
01/10/2012
Annemle babam boşanıyormuş!
Uzm.Psk.Didem EVRE

Kimi çocuğun umursamaz görünerek kabullendiği kiminin iseüzüntüyle karşıladığı boşanma aslında tüm çocukları derindensarsıyor…
 
Aile, eşler, çocuklar ve kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplumiçindeki en küçük birlik olarak tanımlanmaktadır. Evlilik aracılığıylabüyüyen ve gelişen aile birliği aileye çocuğun katılmasıyla pekişir.Çocuğun da aileye katılmasının ardından ev içinde sorumlulukların veeşler arasında paylaşımın artmasıyla eşler arasında zaman zamantartışmalar ortaya çıkabilir. Bu durum ise evlilikleri çıkmaza doğrusürükleyebilir. Aslında anne-baba olmak çok ciddi hazırlık gerektiren birdurumdur. Anne-baba rolü çok fazla sorumluluk isteyen, geri dönüşüolmayan, bir çok bilgi ve beceri edinmeyi ve sosyal anlamda bir çokfedakarlık yapmayı gerektirmektedir.
 
Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için ailede düzenli bir yaşam biçimisürdürülmelidir. Aile içinde eşler arasında zaman zaman yaşanan kavga ve tartışmalar çocukları olumsuz yönde etkiler.Bunun sonucunda eşlerin boşanması kaçınılmaz olacaktır.
 
Boşanma en basit anlatımıyla eşler arasındaki evlilik ilişkisinin sonlandırılması olarak tanımlansa da aslında bir ailenin parçalanması ve aile birliğinin bozulmasıdır. Boşanma birer yetişkin olarak eşlerin dünyasında farklı, çocukların dünyasında farklı olarak algılanmaktadır. Yapılan araştırmalar farklı yaş grubundaki çocukların boşanmayı farklı algıladıklarını ve farklı tepki verdiklerini ortaya koymaktadır.
Bebeklik dönemi olarak adlandırılan 0-2 yaş döneminde aşırı ağlama, uyku ve beslenme sorunları olarak ortaya çıkan süreç ancak anne babaların davranışlarıyla düzene girebilir. Buna göre bu dönemde özellikle annenin tüm kaygı ve endişelerini içselleştiren bebeğin yanında eşlerin tartışma ortamından kaçınması, endişe ve kaygılarını çocuğa hissettirmemeleri önemlidir.
 
2 yaştan itibaren 6 yaşına kadar süren okul öncesi dönem boşanmanın izlerinin en derin hissedildiği dönemdir. Bu dönemde kendini suçlama eğilimindeki çocuk anne babasının kendi hatalarından ötürü onu cezalandırdıklarını ve bu nedenle ayrıldıkları fikrine sahiptir. Bu duyguyu yaşatmamak amacıyla eşlerin boşanma olayını iyi organize etmeleri, boşanma sonrası ev değiştirme, taşınma durumlarını ayarladıktan sonra çocukla sonucu anne ve baba bir araya gelerek net bir şekilde açıklamalıdır. Çünkü bu yaş döneminde çocuk aile birliği bozulacağı için değil bundan sonra kendisine ne olacağı şüphe ve endişesiyle üzüntü yaşamaktadır.
 
6 yaş sonrasına baktığımızda, çocuk her ne kadar sorunları anlıyor ve anlayış gösteriyor gibi görünse de zaman zaman ebeveynlerinden birini suçlayarak düşmanlık besleyebilir. Bu durum anne ya da babasıyla arasının açılmasına neden olarak uzun vadede ilişkilerini zedeleyebilir. Dolayısıyla boşanma süreci ve sonrasında eşler çocukların yanında birbirleri hakkında olumsuz sözler söylemekten kaçınmalı, olumsuz duygularını yansıtmamalıdır.
 
Özellikle ergenliğin başladığı 10-12 yaş sonrasında boşanma kararını çocuğa söylemek sancılı bir süreçtir. Bir yandan ergenliğin getirdiği sıkıntılarla uğraşan çocuk diğer yandan anne babasının ayrılık sorunları ile de başa çıkmaya çalışır. Kimlik karmaşası yaşadığı bu dönemde anne babanın ayrılığına sessiz kalması ve tepki vermemesi oldukça zordur. Bu dönemde anne babasının boşanacağını öğrenen ergen bu konudaki öfkesini arkadaşlarına hatta öğretmenlerine yönlendirebilir. İçe kapanma, şiddet eğilimi gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.
 
Tüm yaş gruplarında farklı tepkilere neden olan boşanma kuşkusuz tüm aile bireyleri için önemli bir yaşam olayıdır. Ailenin en küçük üyesi olan ve bu sonu engellemek adına elinden bir şey gelmeyen çocuk için ise travmatik bir süreçtir. Bu travmayı en hafif şekilde atlatmak ve yaraları derinleştirmemek adına anne babanın ayrıldıktan sonra dahi çocuk ile ilgili konularda işbirliği içinde olmaları gerekmektedir. Boşanmak çocukla ilgili sorun ve paylaşımlardan da ayrılmak anlamına gelmemelidir. Anne ve baba birlikteyken çocukla ilgili ne gayret gösteriyorlarsa aynı şekilde devam etmeli ve özverili davranmaya devam etmelidirler. Örneğin her hafta sonu babasıyla top oynamaya çıkan bir çocuk için bu durum boşanma sonrası da değişmemeli ve çocuk aynı evde yaşamadığı ebeveyniyle yaptığı rutin alışkanlıklarına devam etmelidir.
 
Anne ve baba boşanma ile sadece birbirlerine karşı olan paylaşım ve sorumluluklarının bittiğini görmeli, çocuğa karşı yaklaşım ve sorumluluklarını değiştirmemelidir. Ancak böyle bir düzende boşanma çocuklarda hafif sıyrıklar oluşturacak, yaranın derinleşmesi engellenecektir.