Özel Öğrenme Güçlüğü

Özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) çocuğun zekasının normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen, sözlü ya da yazılı dili anlamada, okuma, yazma, heceleme, ses atlama, matematik hesaplamalarında, iletişim kurma alanlarında beklenenin altında olması ile kendini gösteren bir bozukluktur. Bu durum çocuğun sadece akademik becerilerini değil tüm yaşam kalitesini etkiler.

Özel öğrenme güçlüğü çoğunlukla kendisini okul başarısızlığı olarak gösterir. Okul öncesi dönemde zayıf kavram gelişimi, sıralama becerisinde zorluk, zayıf motor gelişimi gibi belirtiler ile başlayabilir. İlkokul döneminde ise okuma yazmayı öğrenmede gecikme, bazı sesleri öğrenememe ya da karıştırma, harf/hece atlama, zaman kavramını karıştırma (dün, bugün, yarın vb), haftanın günlerini, aylarını sıralamada zorluk vb. belirtiler ile kendini gösterir.

Öğrenme Güçlüğü Türleri:

Okuma sorunu (Disleksi):

Bu sorunu yaşayan çocuklar harflerle sesleri birbiriyle ilişkili ve bağlantılı hale getirmekte zorlanırlar ve bu nedenle kelimeleri doğru şekilde çıkaramazlar. Okuma sırasında cümlenin ortasından başlayabilirler, sözcüklerin hecelerinin yerlerini değiştirirler ve kelimeleri bozarak okurlar. Okurken cümle içinde harf veya kelime atlamaları görülür. Bazı harfleri birbirlerine karıştırabilirler veya harfleri ters çevirebilirler (örneğin; b-d harflerini karıştırır, dede kelimesini "bebe" şeklinde okur vb.). Noktalama işaretlerine, vurgu ve tonlamalara dikkat etmeden okuma yaparlar. Okumada ritimsizlik ya da düzensizlik söz konusudur. Yavaş ve heceleyerek okumayı tercih ederler. Sık sık yeniden okuma, başa dönme ihtiyacı duyarlar. Okurken eliyle satırı takip etmeye çalışırlar ancak farklı satırdan okumaya devam ederler. Okudukları şeyi anlamada ve anlatmakta da güçlük çekerler. Okuma sorunları yaşayan çocukların dikkat süreleri kısadır. Okuma esnasında kaygı düzeyleri yüksektir ve okuma etkinliklerinden hoşlanmazlar. Bu durum çocuklarda duygusal veya davranış sorunlarına neden olabileceği gibi çocuğun benlik saygısını da olumsuz yönde etkilemektedir.

Diskalkuli (Matematik öğrenme sorunu)

Diskalkuli; aritmetik becerileri öğrenmeyi etkileyen bir durumdur. Matematik öğrenme sorunu yaşayan çocuklar küçük yaşlardan itibaren sayıları öğrenmekte zorlanırlar veya sayıları sıklıkla karıştırırlar. Temel matematik kavramlarını öğrenmede, basit işlemleri çözme ve anlamada zorluk çekerler. Çok basamaklı sayıları okuyamazlar, sayı atlarlar veya sayı sırasını ters çevirirler. Uzun süren matematik sorularında sıklıkla işlem hatası yaparlar. Görsel mekânsal algıda zorluk yaşadıkları için basit geometrik şekilleri çizmekte zorlanır ve geometrik şekilleri tanımlayamazlar. Zihinden işlem yapmada zorlandıkları için sıklıkla on parmak kullanırlar. Doğru yöntemi kullanıyor olsalar bile matematik kaygıları yüksek olur ve bu yüksek kaygı durumu başarılı olmalarına engel olmaktadır.

Matematik öğrenme sorunu yaşayan çocuklar sadece akademik alanda değil günlük yaşamda da pek çok sorunla karşı karşıya kalırlar. Görsel ve mekânsal işleyiş ile ilgili problemler yaşadıkları için yer-yön (sağ-sol gibi) tarif etmekte ve bulmakta zorlanırlar. Zaman kavramını ve saati öğrenemezler. Alışverişte para üstü alıp verirken sıklıkla hata yaparlar. Haftanın günleri, aylar, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekerler ve bu kavramların sıralamalarını yapamazlar. Günlük hayatta karşılaştıkları problemleri anlama, bu problemlere karşı çözüm üretme, bilgileri ve olayları sıralamada zorlanırlar. Bu nedenle planlama yapma, uygulama ve planı takip etme sürecinde yetersiz kalabilirler.

Disgrafi (Yazma sorunu)

Disgrafi yazı yazma ve yazılı anlatımda güçlüklere neden olan bir sorundur. Yazma sorunu; yanlış kalem tutma ve harfleri yanlış oluşturma biçimiyle kendini gösterir.

Yazma sorunu yaşayan çocukların el yazısı okunaksız olup, yaşıtlarına oranla yavaş şekilde yazarlar. Yazdıkları harflerin boyutları birbiri ile uyumlu değildir, harf aralarında boşlukları ayarlayamazlar, kelimeler arasında ya çok büyük boşluklar bırakırlar ya da kelimeleri boşluk bırakmadan bitişik olarak yazarlar. Bununla birlikte kelimeleri, sesleri veya heceleri eksik yazarlar. Ayna görüntüsü denilen şekilde yazılara da sıklıkla rastlanır (b harfi yerine d harfi yazma gibi). Küçük ve büyük harfleri ayırt edemezler ve yazıda noktalama işaretlerini kullanamazlar. Bu sorunu yaşayan çocuklar sınıfta yazı çalışmalarında ve evde ödevlerini tamamlamada diğer çocuklara göre daha fazla zaman harcarlar.

Dispraksi (Duyusal Entegrasyon Bozukluğu)

Dispraksi; çocuğun ince ve kaba motor koordinasyonunu etkileyen gelişimsel koordinasyon bozukluğudur. Herhangi bir tıbbi durum olmamasına rağmen çocuk basit hareketleri birleştirilerek karmaşık hareketler gerçekleştiremez. Zorluklar çocuktan çocuğa farklılık gösterebileceği gibi konuşma-dil becerileri, motor beceriler ve hareket-koordinasyon alanlarını etkilemektedir.

Duyusal entegrasyon bozukluğu olan çocuklar ince motor becerilerin gelişiminde ve bu becerileri öğrenilmesinde zorluk yaşarlar. El yazısını öğrenmede zorluk yaşadıkları gibi, doğru kalem tutuşu gerçekleştiremez ve normal yazma hızı oluşturamazlar. Küçük eşyaları kullanırken zorlanırlar. Kaşık-çatal-bıçak kullanma, ayakkabı bağlama, düğme açma ve ilikleme, makas kullanma gibi becerilerde desteğe ihtiyaç duyarlar. Dil ve konuşma becerilerinde ise gecikmeler görülebilir. Kontrollü nefes alıp vermede, konuşma seslerini oluşturmada (örneğin; ayakkabı yerine akapi gibi) veya sesleri sıralama (örneğin; top yerine pot gibi) güçlükleri ortaya çıkar. Bununla birlikte duyusal entegrasyon bozukluğu olan çocuklarda beslenme zorlukları da oluşabilir. Kaba motor becerilerinin gelişiminde zorluk yaşadıkları için sıklıkla sakarlık veya kazalar yaşayabilirler, denge kurmakta güçlük çekerler. Bu nedenle otururken veya kalkarken bile sıklıkla düşerler. Bisiklete binme, ip atlama, hızlı koşma gibi çoklu beden hareketleri gerektiren becerileri gerçekleştiremeyebilirler.

Disfazi / Afazi (Konuşma ve Dil Alanındaki Güçlükler)

Özellikle konuşma gecikmesi belirtisi ile ortaya çıkan konuşma bozuklukları çocukluk çağında yaygın görülen sorunlardan biridir. Afazi, felç veya kafa travması gibi tıbbi bir nedene bağlı olarak ortaya çıkan dil ve konuşma bozukluğu olup her bireyi farklı şekilde etkilemektedir.

Konuşmada güçlük çekme, konuşulanı anlayamama, nesneleri adlandıramama, söylemek istenilen kelimeyi hatırlayamama ya da düşüncelerini ifade edememe gibi güçlükler yaşanabilir. Afazinin en bilinen özelliği isimlendirme güçlüğüdür. Afazili bir çocuk kalem ile ne yapılacağını bilir ama ona ne dendiğini unutabilir. Ayrıca okuma-yazma becerileri kısmen veya tamamen kaybolabilir. Bununla birlikte jest ve mimikleri kullanma ve sayıları kullanma yeteneklerinde de azalma görülebilir. Konuşma biçimi kısa kelimeler kullanma ya da basit kelimelerle kısıtlı olabilir. Afazi nedeniyle çocuk cümle kurarken sesler ve kelimeleri değiştirir (örneğin; diş yerine fiş, kalem yerine kağıt diyebilir). Afazi sonrasında dikkat, planlama becerileri, basit işleri yerine getirme, karar verme ve problem çözme becerileri de olumsuz olarak etkilenmektedir.

Erken tanı ve tedavi yaşanan her sorunda olduğu gibi Özel Öğrenme Güçlüğü içinde oldukça önemlidir. Çeşitli test ve ölçekler uygulanarak çocuğun sorun yaşadığı ve desteklenmesi gereken alanlar tespit edilir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda ise çocuğa özgü bir tedavi ve müdahale programı uygulanır.