PSİKOLOJİ YAZILARI

PSİKOLOJİ YAZILARI
Geri
03/01/2019
Yeni Kardeşi Kabullenme Süreci
Uzm. Klinik Psk. Elvin AKI KONUK

Kıskançlık, birinin bir başkası ile paylaşılmasına katlanamama duygusudur. Son zamanlarda kıskançlık üzerinde yapılan araştırmalar; kıskançlığın doğuştan ve içgüdüsel olduğu kadar çevre etkisiyle de oluşabileceğini savunmaktadır. Kıskançlık doğal, evrensel ancak insanı oldukça mutsuz eden bir duygu olup, bu duygunun ne boyutta yaşandığı çok önemlidir.

Kıskançlığın temelinde çocuğun anne ve babasının yalnızca kendisini sevme arzusu yatar. Çocuğun tüm ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılandığından, çocuk için anne baba vazgeçilmezdir. Fakat kardeşin doğumu, çocukta kardeşe karşı gibi görülen ama gerçekte anne babaya olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olur.  Kendini terk edilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmeye başlayan çocuk böylelikle kıskançlık duygusunun ilk temellerini atmış olur. Yeni bir kardeşinin olacağını öğrenmesiyle birlikte anne baba sevgisini yitirme korkusuyla karşı karşıya kalır ve yavaş yavaş içine kapanmaya başlar.

Kıskançlık Nasıl Fark Edilir?

Kıskançlık duygusu ile zor günler geçiren çocuğun kıskandığına dair ilk belirti anneden tamamen uzaklaşmasıdır. Sevilmediğini düşünen çocuk içine kapanmaya, inatlaşmaya veya öfke krizlerine başlar. Ortamdaki ilgiyi kendi üzerine çekmek için geceleri kabus gördüğünü, tuvaletinin geldiğini vb. bahaneler ile kendisiyle ilgilenilmesini sağlamaya çalışır. Alt ıslatma, parmak emme, bebek gibi davranma ve konuşma haliyle önceki gelişim evrelerine gerileme görülebilir.  

Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olan çocuğun kıskançlık dönemlerinde devamlı süren huzursuzluk hali vardır. Bu zamanlarda çocuk sakinleşmekte zorlanabilir ve kimi zaman çevresindeki insanlara öfkeli davranabilir. Kendisine ya da eşyalara saldırgan davranışlarda bulunabilir. Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, “seni sevmiyorum” deme gibi davranışlarda bulunurken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir. Bu davranışın altında çoğu zaman anne-baba sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar.

Evdeki hakimiyetini kaybetmekten korkan çocukta, evden ayrılmayı reddetmekle birlikte (örneğin; okula gitmek istememe) baş ağrısı, mide bulantısı gibi somatik belirtiler, huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir. Eğer çocuk okul çağında ise okul arkadaşlarıyla uyum problemi yaşayabilirken akademik başarısında da önemli düşüşler gözlenebilir. 

Kıskançlık döneminde çocuklarda anne babalarına sıklıkla kendisini sevip sevmediklerini sorarak sevgilerinden bir türlü emin olamama söz konusuyken, geceleri yapay bir yalnız yatma korkusu ve ebeveynle uyuma isteği gelişebilir.

Anne Babalara Öneriler

Anne henüz hamilelik dönemindeyken baba ya da başka bir aile üyesi (anneanne, babaanne gibi) büyük çocuğun bakımıyla ilgilenmeye başlamalıdır. Çünkü annenin hamileliğinin sonlarına doğru veya ilerleyen dönemlerde, anne hastanedeyken çocuk kendini yalnız bırakılmış, ihmal edilmiş hissetmez ve yaşantısının değiştiği fikrine kapılmaz.

Hamilelik döneminde üç yaş ve üzeri olan çocuğu bebek dünyaya gelmeden önce anaokuluna gönderip yeni bir çevre edinmesini sağlamak gereklidir. Ancak bu adım, doğumdan sonraki sürece sarkmamalıdır. Aksi halde çocuk, kardeşinin doğumundan sonra anne babasının kendisini görmek istemediği ya da dışlandığı düşüncesine kapılabilir. 

Çocuğun anlamakta güçlük çekeceği cümleler kurmaktan kaçınılmalıdır. “Endişelenmene gerek yok, seni de kardeşin kadar seviyoruz” gibi bir cümle iyi niyetli olsa dahi çocuğun durumu yanlış yorumlamasına ve anne babanın sevgisini kazanmak için kardeşle yarışmasına yol açar. 

Anne baba kendi aralarında çocukların bakımı ve onlarla ilgilenme ile ilgili iş bölümü yapmalıdır. Anne kardeş ile ilgilenirken, babanın da diğer çocukla ilgilenmesi gerekir. Böylece çocuk kendisine olan ilginin azaldığını düşünmekten uzaklaşır.

Çocuktan “sen artık ablasın / abisin” gibi sözlerle yaşının üzerinde olgunluk göstermesini beklenmemeli ve ayrıca onun hala bir çocuk olduğu unutulmamalıdır. 

Ne Zaman Destek Alınması Gerekir?

Eğer çocuğunuz kardeşine zarar vermeye başladıysa veya bir gerileme; parmak emme, alt ıslatma, içe kapanma, sürekli devam eden mutsuzluk hali, tırnak yeme gibi durumları gözlemliyorsanız mutlaka bir profesyonel destek alınması gerekir.